ABD'de Okullar Yapay Zeka Politikalarını Kendi Başlarına Geliştirmek Zorunda
ABD'de Okullar Yapay Zeka Politikalarını Kendi Başlarına Geliştirmek Zorunda
Eğitimde Yapay Zeka: Politik Boşluk ve Yerel Çözümler
Üretken yapay zeka teknolojisi, eğitim sektörünü benzeri görülmemiş bir hızla dönüştürüyor. Teknolojinin sunduğu fırsatlar ve riskler karşısında, ABD'deki ilk ve ortaöğretim (K-12) okulları öğretim ve öğrenme süreçlerini uyarlamaya çalışıyor. Ancak okullar, yapay zeka çağına geçişte önemli bir zorlukla karşı karşıya: Politik bir boşluk içinde hareket etmek.
Birçok eyalet yapay zeka konusunda rehberlik sunsa da, yalnızca birkaçı yerel okulların belirli politikalar oluşturmasını şart koşuyor. Bu durum, öğretmenlerin, öğrencilerin ve okul yöneticilerinin üretken yapay zekayı sayısız yeni şekilde kullanmaya devam etmesiyle belirginleşiyor. Bir politika yapıcının bir anket sırasında belirttiği gibi, "Sınıflarda olup bitenler ile politika arasında çok büyük bir fark var."
Etik Endişeler ve Derin Sahte İçerik Tehdidi
Eğitim politikacıları, teknolojinin yayılmasıyla birlikte ortaya çıkan bir dizi etik kaygıyı işaret ediyor. Bu kaygıların başında öğrenci güvenliği, veri gizliliği ve öğrenme üzerindeki olumsuz etkiler geliyor. Ayrıca, sektörün etkisi ve şu anda ücretsiz olan büyük dil modeli tabanlı araçlar için teknoloji sağlayıcıları tarafından okullara daha sonra ücret kesilmesi endişesi de dile getiriliyor.
REKLAM
Diğer bir önemli endişe kaynağı ise derin sahte (deepfake) içerikler. Bazı raporlara göre, eyalet yöneticileri, "Bir öğrencinin sesimi taklit ederek okulu tatil etmek veya bomba tehdidi bildirmek için kullanması durumunda ne olacak?" sorusuyla oldukça endişeli. Bu durum, AB'nin X platformunu Grok yapay zekası ile üretilen cinsel deepfake'ler için soruşturması ve çocuk güvenliği başarısızlıkları raporları ile paralel olarak, yapay zekanın kötüye kullanımının eğitim alanındaki potansiyel yansımalarını gözler önüne seriyor.
Yerel Kararların Hakimiyeti ve Teknoloji Devlerinin Rolü
Sohbet robotlarının yaygın olarak erişilebilir olmasının üzerinden üç yıldan fazla zaman geçmesine rağmen, eyaletlerin çoğu henüz resmi politikalar uygulamaya geçmiş değil. Birçok eyalet rehberlik veya araç setleri sağlıyor veya eyalet düzeyinde politikalar yazmaya başlıyor olsa da, her okul bölgesinin kendi planlarını şekillendirmekten birincil derecede sorumlu olduğu yerel kararlar, mevcut manzaraya hakim durumda.
Bu belirsiz ortam, okulları teknoloji devlerinin sunduğu araçlara ve politikalarına bağımlı hale getirebilir. Benzer bir bağımlılık ve etik soru işaretleri, uygulama mağazalarındaki içerik politikaları ve veri gizliliği davaları gibi diğer alanlarda da gözlemleniyor. Ayrıca, sosyal medya ve teknoloji platformlarının gençler üzerindeki etkisine dair artan kaygılar, teknoloji devlerinin sosyal medya bağımlılığı davalarında yargılanacak olması ile daha da önem kazanıyor.
Politika yapıcılar, öğrencilerin yapay zeka teknolojisini kendi yararlarına kullanmayı öğrenmelerinin öncelikli bir hedef olarak kaldığını da vurguluyor. Ancak, bu hedefe ulaşmanın yolu, net, adil ve güvenli bir politika çerçevesinden geçiyor.