Gemini Artık Seni Tanıyor, Ama Eski Sorunlar Devam Ediyor
Gemini Artık Seni Tanıyor, Ama Eski Sorunlar Devam Ediyor
Geçen hafta Gemini'nin Kişisel Zeka özelliğini etkinleştirdiğini duyurduğunda, Google'ın zafer turu attığını düşündüm. Sonuçta, yapay zeka dünyasında OpenAI'nin önüne geçmiş, ikna edici görseller üretmede ürkütücü derecede iyiye ulaşmış ve hatta Apple'ın bile dikkatini çekmeyi başarmıştı. Bu yeni özellik, son dönemdeki bu başarıların üzerine tüy dikmek gibiydi.
Ancak işin aslı biraz daha karmaşık. Kişisel Zeka, Gemini'nin sizden özel olarak izin istemeden, geçmiş konuşmalarınıza ve Gmail, Takvim, Fotoğraflar ile arama geçmişiniz gibi diğer Google hizmetlerindeki verilerinize erişebilmesini sağlıyor. Tabii tamamen katılım isteğinize bağlı ve hangi uygulamalara erişebileceğine siz karar veriyorsunuz. Şu an sadece beta aşamasında ve AI Pro ile Ultra abonelerine açık.
Daha Önce Duymuş Gibi Geliyor, Değil Mi?
Bu tanıdık geliyorsa haklısınız. Zaten Gemini, Workspace uygulamalarınıza bağlanma seçeneği sunuyordu. Ama kullanıcıdan daha fazla çaba gerektiriyordu. Ben de her zaman, e-postamda veya takvimimde bir şeyi kontrol etmesini istediğimde, ona bunu açıkça söylemem gerekiyordu. Şimdi ise, eğer sorunuz bir konser biletiyle ilgili bir e-postayı aramayı gerektiriyorsa, kendi kendine harekete geçebiliyor.
REKLAM
Bu aslında oldukça büyük bir adım. Her bir isteği özel olarak belirtmeniz ve yapay zekaya dadılık etmeniz gerekiyorsa, bu, on yıldır kullandığımız zamanlayıcı kuran robot asistanlardan daha kullanışlı değil demektir.
Kişisel Zeka'yı etkinleştirdikten sonra Gemini, denemeniz için bazı öneriler sunuyor. Mesela, ilgi alanlarınıza dayanarak sevebileceğiniz kitapları önermesi gibi. Bana önerdiği kitaplar can sıkacak derecede isabetliydi. Başka bir konu başlatıcı ise, nefret ettiğim ve kargaların didik didik ettiği arka bahçemdeki çim için başa çıkma stratejileriyle ilgili uzun bir sohbete yol açtı.
Takvime Ekle Demek Yetiyor Mu?
Gemini, düşünebileceğim bazı yerli bitki seçeneklerini sıraladı, üzerinde anlaştığım plana dayanarak takvimime hatırlatıcılar ekledi ve hırdavatçıya götürebileceğim bir alışveriş listesini Keep'te derledi.
Daha birkaç ay önce, Gemini'den "Bunu takvimime ekle" gibi görevleri tamamlamasını istediğimde rutin olarak başarısız oluyordu. Dolayısıyla bu, kayda değer bir ilerleme. Ama işte mesele de burada başlıyor. Tüm bu kişiselleştirme ve bağlamsal anlayışa rağmen, Gemini hâlâ temel hatalar yapmaktan, hayal ürünü bilgiler uydurmaktan ve basit mantık sınamalarında tökezlemekten kurtulamıyor.
Peki bu ne anlama geliyor? Kişisel verilerinize daha derinlemesine erişebilen, sizi daha iyi tanıyan bir asistanınız olabilir. Ancak bu asistan, bazen size gerçeklikle pek de bağdaşmayan cevaplar vermeye, hatta sizi yanlış yönlendirmeye devam edebilir. Güvenilirlik sorunu, süslü yeni özelliklerle sarmalanmış olsa da, yerli yerinde duruyor.
Dikkat çekici olan şu: Google, kullanıcı deneyimini kişiselleştirme yarışında önemli bir hamle yaptı. Ama teknoloji devlerinin bu hamlesi, biz kullanıcıların mahremiyet ve veri kontrolü konusundaki endişelerini de beraberinde getiriyor. "Tamamen katılım isteğinize bağlı" ifadesi rahatlatıcı görünse de, kaç kullanıcının bu izinleri tam anlamıyla anlayarak verdiği tartışılır.
Sonuçta elimizde ne var? Daha akıllı, daha bağlamsal ve hatta bazen daha kullanışlı bir yapay zeka asistan. Fakat aynı zamanda, daha önce defalarca karşılaştığımız güven, doğruluk ve kontrol dengelerini yeniden düşünmemizi gerektiren bir araç. Gemini'nin bu yeni yeteneği, teknolojinin nereye gittiğinin de bir göstergesi: Makineler bizi daha iyi tanıdıkça, onlara ne kadar güvenebileceğimiz sorusu da o kadar önem kazanıyor.